Işıldayan şehir : Nice

Aix-en-Provence’daki mükellef  kahvaltının ardından, Cote d’Azur sahillerine doğru yola çıktık. Yaklaşık 2- 3 saatlik yolumuz vardı. Genel olarak tüm bu bölge için söyleyebilirim ki, burada otobanlar çok pahalı. Nice’e kadar bir kaç yerde ödeme yapmamız gerekti ve yaklaşık 20 eur otoban geçiş ücreti ödedik. Genelde seyahatlerimde başıma bişey gelmeden tamamladığım nadirdir. 🙂 Burada da kafama otobandaki bariyerin inmesiyle geleneği tamamlamış oldum. 🙂 Bunu nasıl başardığımı merak etmiş olacaksınız: 2 araba çıkmıştık yola ve arkadaki arabanın otoban geçişinde, para ödemede bir sıkıntı olunca, yardım etmek amacıyla arabamdan çıktım. Sorunu halledince arabama doğru koşmaya başladım ancak o sırada inen bariyeri hesap etmemiş olacağım ki kafama inmesiyle kendimi arabamın camına doğru uçarken buldum. Nazar değdi diyerek, yolumuza devam ettik. 🙂 Zira, gün kısa ve görülecek çok şey vardı Nice’de…

Keyifli molalarla uzattığımız yolculuk sonucu, öğlene doğru Nice’e vardık. Kiraladığımız evi görünce biraz hayal kırıklığı yaşadık. Yurt dışında ev kiralamak, otel fiyatlarından ucuz olduğu için avantajlı ancak bazen fotoğraflarından farklı bir manzarayla da karşılaşmak mümkün. 🙂

Diğer tüm şehirlerde olduğu gibi Nice’de de yollar çok dar ve park ciddi bir sorun. Bir kere daha Avis’te büyük arabaların neden boşta olduğunu anladım : Çünkü  bu sebepten dolayı kimse kiralamayı tercih etmiyor!

Evin önündeki daracık yokuşta 2 dev arabaya yer bulamayıp, biraz uzaklara park edince, arabaları yerinden oynatmamaya karar verip, merkeze inmek için otobüsü tercih ettik. Bu sırada ev ile ilgili düşüncelerimiz biraz değişmeye başladı. Çünkü gördük ki merkeze ulaşım çok rahat!

Sahile yani Melekler Köyü’ne (Anges) inip, denizi gördükten sonra tüm sıkıntılar uçuverdi. Her zaman yaptığım gibi , ilk önce Turist Ofisine gidip gerekli bilgileri ve broşürleri edindim ve başladım bir yandan bilgileri okuyup, bir yandan da boylu boyunca dizilmiş plajların önünden yürümeye…

Fransa’nın 26 bölgesinden biri olan bu sahil bölgesi Provence-Alpes-Côte d’Azur diye adlandırılır ve kısaca “PAÇA” ya da “Paça” olarak da bilinir. Fransa’nın güneydoğusunda yer alır ve Akdeniz’e kıyısı vardır. Alp dağları ile İtalya’ya komşudur. Merkez şehri Marsilya’dır.

Dünyaca ünlü Fransız Rivierası bu bölgede bulunmaktadır. Dünya çapında ünlü ve zenginlerin bulunduğu bu kıyı Toulon’dan İtalya sınırındaki Menton’a kadar olan kısmı kapsar. Sahildeki önemli şehirler, Altın Palmiye ödülünün verildiği Cannes şehri, plajlarıyla ünlü Saint-Tropez, Nice’tır. Ayrıca Monako prensliği de burada bulunmaktadır.Nice ise Riviera bölgesinin başkenti ve Fransa’nın beşinci büyük şehridir.

Nice, büyük şehir olmanın hem avantajını hem de dezavantajını sunar ziyaretçilerine… Bir yandan kültür, alış veriş, yeme & içme zenginliği sunarken, diğer yandan da korkunç bir trafik, suç ve grafitiyi beraberinde getirir. Mavi gökyüzüne ve pırıl pırıl denizine eşlik eden tropikal bitkiler de bu tabloyu tamamlar.

18. yy’da İngiliz aristokratlarının gözdesi olan Nice, 19. yy sonlarında ılıman kış ikliminin de cazibesiyle zenginliğinin doruğuna ulaştı ve günümüze kadar neredeyse bozulmadan bu tarihi stilini korudu. Yunanlıların kurduğu ve döneminde bir Roman başkenti de olan bu şehir daha sonraları, sinema yıldızlarının da tercihi oldu. Matisse ve Chagall gibi sanatçılar Nice’in ışığından ilham aldılar ve soyut çalışmalarıyla izlerini bıraktılar. Her saat cıvıl cıvıl olan bu şehirde, hem sanat severler için müzeler ve sergiler, hem de  hareketli bir gece hayatı bulmak mümkün. Yıllarca Savoy Krallığı’nın parçası olup, 1860’da Fransa’ya katılan Nice, halen kendi lehçesi, mutfağı ve gelenekleriyle belki biraz muhafazakar ama asla dinlenmeyen bir şehir !

Günlerdir gördüğümüz o etkileyici Orta Çağ köylerinden sonra, Nice bizi günümüze döndürdü ve içlerimizden bazıları kendilerini Lido plajına atarken, bir kaçımız şehri gezmenin en keyifli yolu olan minik trene binerek ( 8 eur) , en yüksek tepesindeki şatodan Nice’i seyretmenin keyfine vardık.

Nice (4) Nice (5) Nice (9)

Tepeden aşağıya doğru yürüyerek inmek Nice’i keşfetmenin bir diğer yolu. Yol, sizi eski Nice’e ulaştırıyor. Ancak biz yine trenle inip, daha sonra gördüğümüz yerleri bir kere de yürüyerek görmek ve fotoğraflamak istedik.

Nice (21) Nice (20) Nice (8)

 

Eski Nice,  çamaşır asılı evleriyle biraz da İtalya havasında, ne de olsa komşu! 🙂 Çiçek pazarının da olduğu Cours Saleya, eski şehrin en büyük caddesi ve etrafında sağlı sollu bir çok restorant ve mağaza bulmanız mümkün. Biz de La Voglia adında  bir İtalyan restoranını tercih ettik. Porsiyonlar inanılmaz büyük ve çok lezzetliydi. Kişi başı yaklaşık 20 eur hesap ödeyerek, keşfe ve alışverişe devam ettik.

Nice (31) Nice (32) Nice (38) Nice (40)

Jazz Festivaline de denk gelmemiz dolayısıyla şehir, daha da renkliydi. Festival hazırlıklarının hemen yanında bulduğumuz carusel bizi eğlendirdi. Dönüş yolumuzda efsane Hotel Negresco’nun da fotoğraflarını çekerek, sahil boyunca denizin ve batan güneşin keyfini çıkardık…

Nice (18) Nice (29) Nice (3)

Nice’i merkez yaparak, diğer günlerde Cannes, Monaco ve Monter Carlo, Eze, parfümün doğduğu köy olan Grasse ve aşık olup,sonradan 1 tam günümüzü ayırdığımız St. Jean Çap Ferrat’ı gezdik. O gün yolumuzu kaybedince, kendimizi sanırım dünyanın en güzel mezarlığında bulduk. İnsanın ölesi gelir mi? Gelir.. 🙂

Nice Nice (50) Nice (49)


Görülecekler:

  • Vieux Nice – Eski Nice, bölgeye özgü kokuları ve sesleriyle kentin kalbidir.
  • Promenade des Anglais – Adını 1882 yılında ilk inşaasına para sağlayan Ingiliz cemaatten almış; ünlü kıyı yoludur. Ihtişamli Hotel Negresco görülmeye değer.
  • Cathedrale St-Nicolas – 19. Yy.ın sonu ile 20. Yy.’ın başı arasından Nice’deki Rus cemaati kentte Ingilizler kadar önemliydi. Bu Rus-Ortodoks katedrali Car II. Nikolay’in destegiyle 1912 yılında cemaatin buluşma yeri olarak inşa edildi. (Giriş ücretli)
  • Lympia Limani – Ticari yoğunluktan uzak, Italyan tarzı malikanelerle sarılan hoş bir liman
  • St-Paul de-Vence – Bölgenin asma köylerinden en sevimlisi, Sarazenler’e karşı bir sığınak olarak kurulmuştur. Kale duvarlarından mühtiş manzaralar görülür.
  • Gourdon – Yamacın bir kireçtaşı koyağına doğru alçaldığı köy meydanı, Lopu Vadisi’nden kıyıya kadar uzanan göz alıcı manzaralara hakimdir.
  • Cours Saleya – Nice’in merkezi olan bu meydan, en ünlü çiçek pazarıyla salı gününden pazar gününe kadar etrafa ışık saçar. Aksamları bar ve restorantlarla doludur. Pazartesi sabahları çiçek pazarının yerini antika pazarı alır.
  • Palais Lascaris – 17. Yy Barok sarayı ihtişamıyla göz kamaştırır.
  • Chapelle de la Misericorde – Nice’in en muhteşem barok kilisesidir.
  • Place St-Francois – 18. Yy’dan kalma bir saat kulesinin ve Barok bir sarayin baktığı bu hoş meydan, yunus çeşmesinin etrafına kurulan günlük balık ve yeşillik pazarının mekanıdır.
  • Rue PairoliereSocca (pankek) , tuzlanmış morina balığı ve baharatlı et yemekleri sunan restorantlar, Provans’a özgü kadın giysilerinin satıldığı dükkanlarla doludur.
  • Opera Nice – Opera binası
  • Rue St-Francois-de-Paule – Nice’in 2 yerleşik kurumuna ev sahipliği yapar: Bir tatlıcı olan no:7’deki Rococo ile zeytin ve zeytinyağı uzmanı olan no:14deki Alziari
  • Quartier de Malonat – Vieux Nice’in en otantik bölgesinde gündelik yaşam dar sokakların ve küçük meydanların arasında, asılı çamaşırların ve trompe l’oeil dekorasyonlu evlerin altında akar.
  • La Garoupe plajı – Cap d’antibes

 

Öneriler:

*Zebra plajı , Beulieu limani – En iyi bikininizi giyin,bölgenin en şık ve havalı plaji. Şezlong fiyati ½ gunluk : 12 eur

*Hotel du Cap eden Roc, Antibes – Mutlaka görün

*La Golette – Eski Nice’de Ayhan Sicimoglu’nun önerdiği bir restorant. Esas yeri Marsilya olsa da burada da balık çorbası çok güzel. Ekmeğin üzerine sarımsak ezmesi sürüp çorbaya atmak adetten.. Üzerine peynir ve şarap denenebilir.. Roje isimli şefin mutfağından beyaz şaraplı midye yemeği de favorilerden..

*Belle Socca – Eski Nice’de ayaküstü bir restorant. Socca (nohut unundan yapılan pankek ) ve tapas yenmeli..

*Nissa Socca – Socca yenmeli

* Boccaccio – Massena meydanında, Masseana caddesi üzerinde, nefis deniz ürünleri

* Le Maori – Yemek öncesi akşam üzeri happy hour’da mojito

 * Nice ‘de bir yürüyüş planı :

Turizm bürosundan ( 5 Promenade des Anglais ) yürümeye başlayıp, kentin ana meydanı Place Massena’ya gitmek için Avenue de Verdun’dan sola dönün. Rue Alexander Mari üzerindeki Vieux Nice’e gitmek için karşıya geçerken binaları, bahçeleri ve süslemeleri seyredin.

Saga Rue de l’Opera’ya dönün ve sonra başta şekerlemeci Auer ( No:7) ve zeytinyağcı Alziari         ( No:14) olmak üzere koklu dükkanların bulunduğu Rue St-Francois-de-Paul’e gitmek için sola dönün.

Ünlü çiçek pazarı için Cours Saleya’dan devam edin ve eski kentin havasını solumak için küçük Rue Gaetan’a dönün. Eski kentten ayrılmadan önce, Palais Lascaris katedralini, Aziz Francois balık pazarını ve dükkanlarla dolu Rue Pairoliere’ı görmeyi ihmal etmeyin.

Place Garibaldi’nin sakinliğine ve 18. Yy’dan kalma uyumuna karşın, müzenin barındırdığı modern sanatı takdir ederek 1 saat harcayabileceğiniz muhteşem Mamac icin Rue Dr-Ciaudo’yu takip edin.

Malikanelerin bulunduğu Boulevard Carabacel’ı gezin.

Magenta’da kültürü unutun ve alışverişe gidin.

Rue de Rivoli’yi takip edip efsanevi Hotel Negresco’ya gidin. Bütçe elveriyorsa, Chantecler’de yemek yeyin.

 

Nice’deki gece mekanları ve restorantlar :

*Bar des Olseaux

*La Civette de Cours

*Le Before

*Le Ghost

*L’f

*Le Safari – deniz ürünleri ve et yemekleri

*Chez Acchiardo – Taze balık çorbası ve tournedos au gorgonzola

*La Merenda – Yalın bir mükemmellik (kredi kartı kabul edilmiyor)

*II Vinaino – Italyanların gözdesi

Nice (6)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s