Prag’da sonbahar..

Kasım ayı ve hava soğuk mu soğuk!

Prag uzun zamandır listemde olan ama nedense hep sona attığım şehirlerden biriydi. Vakit kısa araştıracak zaman da olmayınca bu sefer bir tur alalım dedik. Biraz da tembellik yapalım demiştik doğrusu. İstedik ki birileri bizi gezdirsin. 🙂

Prag’a indikten sonra otobüsümüze bindik ve gezinin başlayacağı meydana geldik. Hani birileri bizi gezdirsin istiyorduk ama ilk 3 dakika içinde bunun bize göre olmadığını anlayıp turdan ayrıldık. Prag’in tepelerindn aşağıya doğru, kalbimizin seslendiği yöne doğru gidip Prag’ı keşfe başladık.

IMG_2151 IMG_2185_1 DSC_0016 IMG_2334

Hava çok soğuk ve çok puslu olduğundan, fotoğraf çekmek bile pek keyifli degildi. Prag kalesi katedrali’nden ve genelde kiliselerle dolu meydandan yavaş yavaş aşağıya inerken Franz Kafka’nın yaşadığı sokağa geldik. Hansel ve Gratel’den kalma bir sokak. Minik minik renkli dükkanlar. Aynı zamanda dükkanlardan bazıları küçük serbest girişli müzeler.

DSC_0023 IMG_2191_1 DSC_0024

Bu müzelerden birinde bir film oynatma makinesine rastladık. Nedense bu görüntü bizi çok heyecanlandırdı. Sanki çocukluk günlerimize dönüp, evcilik oynuyorduk o minik dükkanların içinde. Zaten eski filmler denilince bende akan sular durur, duvarlardaki o posterleri görmek bile çok keyiflendirdi bizi.

IMG_2282_1 IMG_2270 IMG_2256

IMG_2265 IMG_2269 IMG_2245_1

Bu sokaktan çıktantan sonra, ısınma umuduyla köşede ayak üstü satılan sıcak şaraptan alarak, yokuş aşağı yeni şehirden yürümeye devam ettik. Yer yer Prag’ı tepeden görüp, yer yer bağların içinden geçtik.

IMG_2312 DSC_0038 DSC_0048

Sonbaharın tüm güzel renklerini bize sunan bir parka geldik. Ördekleri beslemek çok keyifliydi. Hava ne kadar puslu olsa da meşhur köprüleriyle Prag’in fotoğraflarını çekmeye çalıştık.

IMG_2358 IMG_2372 IMG_2356

Park bizi üzerinde dilek için kilitler asılmış olan bir köprüye çıkardı.

IMG_2438 IMG_2486_1 DSC_0030 IMG_2413

Gelinle damatın poz verme çabaları ve fotoğrafçının ısrarla gelini döndüerek poz verdirmeye çalışması sonunda gelinin yere düşüşüyle, bu kareyi biz de yakalamış olduk. 🙂

IMG_2424 IMG_2372 DSC_0066

IMG_2481_1 IMG_2186_1 IMG_2181

Yolumuz bizi Prag’in en ünlü Charles (Karl) köprüsüne getirdi. Köprünün üstünde insandan yürümek mümkün değil. Heykeller bir yandan (75 adet heykel olduğu söyleniyor), kukla oynatıcıları, müzik yapan cazcılar, dilenenler, ressamlarla tam bir cümbüş. Ama o kadar kalabalık ki fotoğraf çekmek mümkün değil. Güneşin doğumuyla erkenden körüye gelip, hayalimizdeki sislerin arasından Prag ve köprü fotoğraflarını çekmeye niyetlendik ama ne yazık ki ertesi sabah daha soğuk olacaktı ve biz yorgunluktan yataktan çıkamayacaktık.  🙂

IMG_2471 IMG_2467 DSC_0053_2 DSC_0030

Köprüden karşıya geçip, yine hızlıca Old Town, Yahudi mahallesi ve mezarlığını geçip, buluşma noktamıza doğru ilerledik. Otobüs bizi o kadar bekletti ki artık burunlarımızı ve ellerimizi hissetmez olmuştuk soğuktan. Otele girip sıcak bir duş aldıktan sonra, tekrar şehire inmemeye karar verdik. Aslında Prag’da en istediğim şeylerden biri bir caz klübe gitmekti ama yorgunluğum ve uyuma isteğim ağır bastı. Otelde meşhur gulaş yemeğini yeyip, yatağa gömüldük.

IMG_2432_1 IMG_2469 IMG_2506

Ertesi sabah turlara katılmayıp kendimiz Kutna Hora’ya gitme kararı aldık. Hem Karlovy Vary’e hem de Kutna Hora ve kemik kilisesine tur vardı. Biz Kutna Hora yönüne kendimiz gitmeye karar verdik. Başımıza gelenleri Kutna Hora yazımdan biliyorsunuz zaten. 🙂

Kutna Hora dönüşü çok zor bulduğumuz taksiyle saat 16.00’ya yaklaşırken koşa koşa meydana gelip, meşhur saatin yakınlarında, en güzel görüntü alabileceğimiz bir yer bulmaya çalıştık. Malum saat başı çıkan 12 havariyi görmemiz lazımdı. Altında onlarca insan birikmiş, sabah 09.00’dan 21.00’e kadar her saat başı çalan, güneşin ve ayın gökyüzündeki durumu gösteren bu astrolojik saattin onlara sunacağı gösteriyi beklemekteydi. Ölüm figürü olan çanın çalmasıyla beraber sa’nın 12 havarisi kendini gösterir ve insanlara “herkes bir gün geldiği yere döner” mesajını verir.

IMG_2752 IMG_2748 IMG_2763

Saatin etrafındaki 4 kukla bizlere doğruyu hatirlatır. Biri aynayla kendine bakarak “kibiri”, elinde altın torbasını tutan Yahudi “cimriligi”, iskelet “yaşama karşı isteksizliği” ve Türk olduğu söylenen sonuncu kukla ise “gece hayatına ve zevke düşkünlüğü” sembolize eder ve insanlara bu gafletlere düşmemeleri konusunda saat başı hatırlatma yapar.

Saatin altındaki diğer 4 kukla ise, öncekilerinin aksine yapılması gerekenleri hatırlatır ve bilime, adalete, astronomiye ve eğitime önem vermemizi söyler. Ve horozun ötmesiyle gösteri biter.

Seyredenlerin kaçı bu mesajı alır onu bilemem ama havarileri görmek için saatin altında her saat başı onlarcasının biriktiği söyleyebilirim.

Saat bizi pek de heyecanlandırmadı doğrusu. Ama gösterinin hemen ardından Old Town’da kurulmuş olan pazarsa çok mutlu etti. Etraftaki eski arabalarla ya da atlı arabalarla yapılan şehir turu, tarihin içindeymişsiniz havasını veriyordu. Hamur kızartanlar, sıcak şarap yapanlar, meşhur çek birası satanlar, müzik yapanlarla dolu eski şehir. Biz de hamur kızartmasıyla sıcak şarap içip, bize süpriz yapıp çıkan güneşle eğlendik. Gri havanın ardından çıkan güneş bizi çok mutlu etmişti.

IMG_2537 IMG_2756 IMG_2518

IMG_2530_1 IMG_2741_1 IMG_2744_1

IMG_2519 IMG_2350 IMG_2734

Gece bizi yerel gösterilerin yapıldığı ‘şehrin biraz dışında eski bir aile evi’ne  (evi derken kale de diyebilirim.  🙂 ) götürdüler. Dansçı kızlar ve ateşle gösteri yapan eski korsan kılıklı adamlarla eğlenmeye çalıştık. En azından onların yerel eğlencesine tanık olmuştu. Aslında eğlenceden daha çok bizi ev ve içindeki eşyalar etkiledi. Her odada karşınıza başka bir dünya açılıyordu sanki.

IMG_2783_1 IMG_2802 IMG_2797 IMG_2848

IMG_2792 IMG_2785 IMG_2830

Gece eğlencemizi de tamamladıktan sonra, ertesi gün Viyana’ya doğru yola çıkmak üzere otele döndük. Prag bende derin izler bırakmadı. Belki zamanın kısalığından, belki havanın soğukluğundan. Ama romantik bir şehir olduğunu söyleyebilirim. Üstelik bir caz klübe gidemedim, kukla gösterisi izleyemedim. Bir kukla bile alamadım. 🙂 Bu yüzden belki bahar aylarında yine gidilip keşfedilmesi gereken yerlerde hala listemde. 🙂

IMG_2732 DSC_0053_2 IMG_2274 IMG_2206

 

 

One thought on “Prag’da sonbahar..

  1. Pingback: Kemik Kilisesi ve Kutna Hora .. | M O R V A L i Z

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s